Çevreye Saygı

Hasan GÜNERİ  

Çevre Koruma Destekleri

Ülkemiz gurur duyulacak bir biyoçeşitlilik ve doğal güzelliklere sahiptir. Farklı iklim koşulları, bitkileri, hayvanları, akarsuları, ormanları, dağları, ovaları, kıyıları ve denizleri ile insanoğluna mükemmel bir yaşam ortamı sunmaktadır. Gurur duyduğumuz bu doğal mirası ve biyoçeşitliliği korumak ve gelecek nesillere bırakmak temel hedefimiz olmalıdır.

Doğal zenginliklerimiz, hızlı nüfus artışı ve aşırı tüketim ile yok olma veya kirlenme tehlikesi altındadır. Akarsularımız, HES’ler, ve kirliliğe karşı var olma savaşı veriyor.

Doğa ve doğal hayatı koruma çalışmalarına destek vermek hepimizin öncelikli görevidir. BİL-TEK olarak Hasan Güneri Eğitim ve Kültür Bursu kapsamına ‘’Munzuruma Dokunma, Hasankeyf Yok Olmasın, Dereler Özgür Aksın’’ çevre koruma projelerini dahil etme ve destekleme kararını almış bulunmaktayız.

Destek programlarımız ‘’Munzuruma Dokunma, Hasankeyf Yok Olmasın ve Dereler Özgür Aksın’’ çevre koruma projeleri için faaliyet gösteren sivil oluşum ve platformaların etkinliklerine sponsor olma, basılı ve görsel materyallerini hazırlama şeklinde olacaktır. Desteklenecek projelere seçici kurul karar verecektir.

 

Munzur’uma Dokunma

Munzur Vadisi
 

Türkiye’nin en büyük milli parklarından biri olan “Munzur Vadisi Milli Parkı”, Dersim kent merkezine 8 Km. uzaklıkta başlayıp, vadi boyunca Munzur Dağlarına kadar uzanmaktadır. Kuzeyde 3300 metreye kadar yükselen Munzur Dağları, Mercan ve Munzur Suyu vadileri tarafından parçalanmıştır.

Bu bölgenin milli park olarak ilan edilmesinde etken olan veriler, başta akarsu kaynakları ve gözeler olmak üzere zengin doğal veriler, endemik bitki türleri ve yöreye özgü hayvan türleri ile zenginleşen bitki örtüsü ve yaban hayvan varlığıdır.

Bitki örtüsü bakımından çok zengin olan Munzur Vadisi Milli Parkı florasında, 1518 çeşitli bitki kayıtlı olup, bunlardan 43 çeşidi Munzur Dağlarına, 227 çeşidi Türkiye’ye endemik türlerden oluşmaktadır. 
 
Munzur Vadisi Milli Parkında doğal çevre yaban hayvanları için elverişli bir ortam sunmaktadır. Çengel boynuzlu keçi ve bezuvar isimli iki tür dağ keçisi ile av kuşlarından ur kekliği gibi yaban hayvanları bu yöreye özgü ilginç ve nadir türlerdir. Mağaralarda ve kaya kovuklarında yaşayan boz ayı, Munzur yaban hayatının önemli büyük memelilerinden biridir. Munzur Suyu, Mercan Deresi ve çevresindeki akarsularda yaşayan bol miktarda alabalık, yöre için önemli bir ekonomik değer oluşturmaktadır.  

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 

 

Hasankeyf Yok Olmasın

Hasankeyf

Dicle nehri ve çevresi insanlık tarihinin en önemli kültürel miraslarını ve biyoçeşitliliği barındırmaktadır. 10 bin yılı aşkın bir tarihi bulunan Hasankeyf, Dicle nehri üzerine yapılacak olan Ilısu Barajı nedeniyle yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu kültürel değerlerin suların altında kalmasının yanı sıra birçok canlının da neslinin tükenmesine sebep olacaktır.

Dicle Vadisi, Ergani Deresi ile Suriye sınırı arasındaki bölgede yer almakta ve nehir kıyısı yaşam alanlarının tüm çeşitlerini barındırmaktadır. Bu bölge, birçok nadir ve hassas türe ev sahipliği yapmaktadır.

Hasankeyf’in yok olmaması için birçok ulusal ve uluslararası kampanya yürütülmektedir. Bunlarda biri de kredi veren kuruluşları bundan vazgeçirmek ve bu kültür ve çevre katliamına para vererek ortak olmalarını engellemektir.

 

 


 

 

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 

  

                                                                                           
                                                                                           
Dereler Özgür Aksın

                                                                                                 Fırtına Deresi
Dünya çapında öncelikli olarak korunması kabul edilen 200 yerden biri olan Çamlıhemşin'deki ‘’Fırtına Vadisi’’ Türkiye bitki örtüsünün yaklaşık yüzde 30’nu oluşturmaktadır. Bölgeye yapılması planlanan HES baraj inşaatı dolayısıyla 2 bin 460 değişik bitki türü yok olma ile karşı karşıya kalacaktır. İnşaat sırasında 56 bin ağaç kesilecek ve suyun yeraltı tünellerine alınması sebebiyle de bölgede iklim değişiklikleri olacaktır.

Bu bölgede yaşayan birçok kuş türü ve derede yaşayan birçok canlı neslinin tükenmesi tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Buraya yapılacak olan santral Türkiye'nin enerji açığına bir çözüm değildir.

Bu nedenle hükümet bir an önce bu santral inşaatından vazgeçmek ve bölge halkının hassasiyetlerini göz önünde bulundurmak zorundadır.

 Bu santrale kredi verecek olan ülkeler de bu çevre katliamına ortak olmamalıdırlar.Dereler özgür aksın Yaşasın derelerin özgürlüğü